BEREN A. Ş.

BEREN A. Ş. İşgücü - İnşaat - İnşaat Mühendisliği Hizmetleri - Şantiye Şefliği - Proje - Hakediş İnşaat Malzemeleri Tedarik Hizmeti

“Meslektaşlarımızın Tutuklu Yargılanmalarına İtiraz Ediyoruz!”, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulunun 27 Nis...
29/12/2025

“Meslektaşlarımızın Tutuklu Yargılanmalarına İtiraz Ediyoruz!”, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulunun 27 Nisan 2024 tarihli açıklaması.
https://www.imo.org.tr/TR,152465/meslektaslarimizin-tutuklu-yargilanmalarina-itiraz-ediyoruz.html

“Kanunsuz Suç Olmaz! Aleyhe Düzenleme Geriye Yürümez!”, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulunun 6 Şubat Depremleriyle ilgili yargı süreçleri hakkında 10 Haziran 2024 tarihinde yaptığı açıklama.
https://www.imo.org.tr/TR,177982/kanunsuz-suc-olmaz-aleyhe-duzenleme-geriye-yurumez.html #:~:text=9%20Aral%C4%B1k%202009%20tarihi%20%C3%B6ncesinde,ceza%20olmaz%20ilkesinin%20ihlalini%20olu%C5%9Fturmaktad%C4%B1r.

“Bilirkişiler Hâkim Yerine Geçemez, Kusur ve Oranını Belirleyemez!”, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulunun 6 Şubat Depremleriyle ilgili yargı süreçleri hakkında 26 Haziran 2024 tarihinde yaptığı açıklama.
https://www.imo.org.tr/TR,179234/bilirkisiler-hakim-yerine-gecemez-kusur-ve-oranini-belirleyemez.html

“Paket Program Analiz Çıktıları Değişmez Gerçeklikler Değildir! Salt Paket Program Analiz Çıktıları Üzerinden Kusur Değerlendirmesi Yapılamaz!”, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulunun 6 Şubat Depremleriyle ilgili yargı süreçleri hakkında 17 Temmuz 2024 tarihinde yaptığı açıklama.
https://www.imo.org.tr/TR,179037/paket-program-analiz-ciktilari-degismez-gerceklikler-degildir--salt-paket-program-analiz-ciktilari-uzerinden-kusur-degerlendirmesi-yapilamaz.html

"Deprem Yargılamalarında Bilirkişilik Yapan Meslektaşlarımıza Çağrımızdır!" TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulunun, 6 Şubat Depremleriyle ilgili yürütülen yargı süreçlerinde bilirkişi incelemeleri hakkında, 9 Aralık 2024 tarihli açıklaması

https://www.imo.org.tr/TR,182175/deprem-yargilamalarinda-bilirkisilik-yapan-meslektaslarimiza-cagrimizdir.html

“İmara Esas Jeolojik ve Jeoteknik Etüt ile Parsel Bazında Zemin Etüdü Karıştırılmamalıdır” başlıklı TMMOB İnşaat Mühendisleri Odasının, 29 Nisan 2025 tarihli açıklaması

https://www.imo.org.tr/TR,210136/imara-esas-jeolojik-ve-jeoteknik-etut-ile-parsel-bazinda-zemin-etudu-karistirilmamalidir.html

“Yürürlüğe Girmemiş Mevzuatın Uygulanma Zorunluluğu Yoktur. Bilirkişiler ve Yargı Mercileri Deprem Yargılamalarında Yapının Ruhsat Aşamasında Yürürlükte Olan Mevzuatı ve Uygulanma İmkanını Dikkate Almalıdır” başlıklı 8 Mayıs 2025 tarihli TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası basın açıklaması

https://www.imo.org.tr/TR,210274/yururluge-girmemis-mevzuatin-uygulanma-zorunlulugu-yoktur.html

“Şubat 2023 Depremlerinde Binaların Ağır Hasar ve Yıkımlarında Tasarım, Yapım ve Denetim Hataları Yanında Depremlerin Büyüklüğünden ve Yönetmeliklerden Kaynaklanan Sorunlara İlişkin Bir İrdeleme: Antakya Örneği” başlıklı akademik çalışma

https://www.imo.org.tr/Eklenti/8524,aydinoglu-gulencimo-raporubaskikopyasi27112023pdf.pdf?0

“Taşıyıcı Sisteme Müdahale Bütünlüğü Bozar, Sorumluluğu Değiştirir!” TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulunun, deprem yargılamalarında kolon kesme iddiaları hakkında 6 Ekim 2025 tarihinde yaptığı açıklama.

https://www.imo.org.tr/TR,211818/tasiyici-sisteme-mudahale-butunlugu-bozar-sorumlulugu-degistirir.html

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Nusret Suna tarafından, İMO Yönetim Kurulu Üyeleri ve bağlı 26 Şube başkanıyla birlikte, 6 Şubat Depremleri sonrası tutuklu yargılanan meslektaşlarımız hakkında, 27 Nisan 2024 tarihinde yapılan basın açıklaması.

İMO’dan Adalet Bakanlığı’na Çağrı: Bilirkişilikte Hukuksuz Sınırlama Geri ÇekilsinTMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, Gayri...
26/12/2025

İMO’dan Adalet Bakanlığı’na Çağrı: Bilirkişilikte Hukuksuz Sınırlama Geri Çekilsin

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, Gayrimenkul Değerleme Alanındaki Yeni Düzenlemeye Tepki Gösterdi
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO), Adalet Bakanlığı Bilirkişilik Daire Başkanlığı tarafından yayımlanan yeni düzenlemeye sert tepki gösterdi. Oda, 24 Aralık 2025 tarihinde yaptığı açıklamada, gayrimenkul değerleme alt uzmanlık alanında yalnızca özel hukuk tüzel kişilerine bilirkişilik başvurusu hakkı tanıyan uygulamanın hukuka aykırı olduğunu vurguladı.

Yeni Usul ve Esaslar Tartışma Yarattı

23 Aralık 2025’te duyurulan “Bilirkişilik Siciline Kabule İlişkin Usul ve Esaslar” kapsamında, gayrimenkul değerleme alanında sadece özel hukuk tüzel kişilerinin bilirkişi olarak kabul edilmesine yönelik hüküm getirildi. Bu durum, inşaat mühendisi olan ve bireysel olarak gayrimenkul değerleme hizmeti veren çok sayıda uzmanın bilirkişilik başvuru hakkını fiilen ortadan kaldırdı.

“Kanunsuz ve Hukuka Aykırı”

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası açıklamasında, bu düzenlemenin 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu başta olmak üzere, mevcut bilirkişilik mevzuatında yer almayan bir sınırlamayı idari işlem yoluyla getirdiğini, bunun da açık bir şekilde hukuk devleti ilkesine aykırı olduğunu belirtti.

Ayrıca, “usul ve esaslar” ile getirilen bu sınırlamanın idarenin yetki sınırlarını aştığını, özel hukuk tüzel kişilerine münhasır bir bilirkişilik alanı oluşturulmasının eşitlik ilkesini zedelediğini vurguladı.

“Düzenleme Derhal Geri Çekilmeli”

İnşaat Mühendisleri Odası, Adalet Bakanlığı Bilirkişilik Daire Başkanlığı’na çağrıda bulunarak, kanuni dayanağı olmayan ve yetki aşımı niteliği taşıyan bu düzenlemenin derhal geri çekilmesini istedi. Gerçek kişi inşaat mühendislerinin de gayrimenkul değerleme alanında bilirkişilik başvurusunda bulunabilmesinin önü açılmalıdır.” ifadelerine yer verildi.

“Hukuk Devleti ve Meslek Onuru İçin Takipçisi Olacağız”
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu, açıklamasını şu ifadelerle sonlandırdı:

“İnşaat mühendislerinin meslek onurunu ve hukuk devleti ilkelerini savunmak için bu düzenlemenin takipçisi olacağız. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

Kaynak:

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulunun, gayrimenkul değerleme alt uzmanlık alanında gerçek kişi bilirkişi başvurularını engelleyen düzenleme hakkında 24 Aralık 2025 tarihli açıklaması.

25/01/2025

Suat Çelik adlı iç mimarın ibretlik yazısı:

INANILIR GİBİ DEĞİL !

Bilenler bilir; ben bir otel iç mimarıyım. Batum'da yıllarca bir sürü 5 yıldızlı otel inşaatlarında uygulamacı teknik personel olarak görev yaptım.
Çalıştığımız projelerde en önemli konu yangın önlemleridir;
- Odaların girişlerinde "A sınıfı" 60 dk boyunca alev almaz kapılar zorunlu olarak (bazı pahalı otellerde 120 dk) takılır. Bu kapılar aynı zamanda duman da geçirmez özelliktedir. Fitilleri yanmaz veya erimez malzemeden imal edilir. Kasa kapısı gibi ağır olur.
- Odaların içinde hem "alev ve duman" ikaz alarmı, hem de alev söndüren yangın muslukları bulunur. Bu sprinkler sistemlerinin 68 derece sıcaklıkta ucundaki cam patlayarak 12 m² alana su fışkırtır, herhangi bir insan müdahalesi beklemez. Oda büyükse iki tane veya üç tane takılır. Bu su depodan direk gelir, şebeke ile alakası yoktur. Odadan odaya borulardan alev geçmesin diye tesisat için açılan delikler alev almaz kırmızı silikon ile körlenir.

- Elektrik tesisatında halojen free (alev almaz kablo) kullanılır. Hatta kablo kanalları da tutuşmaz ve duman çıkartmaz özelliktedir.

- Tüm koridorlarda tavanlarda çıkış (EXIT) yazıları bulunur. Bunlar elektrikli değil, şarjlıdır. Alev vurup eriyene kadar görevlerini yaparlar. Koridorlarda aynı zamanda zeminde acil durum aydınlatmaları da olur. Yangın anında duman önce tavana yükselir, sonra zemine çöker. Bu yüzden tahliyeler her zaman zeminden sürünerek yapılır. Koridor halıları bile kolay alev almaz özelliktedir. Hatta sigara külü düşünce kül kendi kendine söner.

- Yangın kaçış merdivenlerine "iki adet" 120 dakika boyunca yanmaz kapıdan geçilerek ulaşılır. Bu kapılar da duman geçirmez özelliktedir. Yangın kaçış merdivenlerinin havalandırması özeldir. Çok büyük fanlar ile bu özel bölüme dışarıdan sürekli taze hava basılır. Dumanı ise ayrıca emilip dışarı üflenir. Bu yangın merdivenlerinin duvarları alev almaz "pembe veya bordo" alçıpan ile çift kat yapılır.

- Yangın kaçış merdivenlerinde asla eşya bulundurulmaz. Kapılarda kilit olmaz !

- Mutfaklar köpüklü yangın söndürme tertibatı ile donatılır. Köpük tutuşmuş yağı bile söndürecek kadar boğucu tipte tercih edilir.

- Tüm binalarda yüzlerce yangın tüpü bulundurulur. LPG'li araçlar kapalı otoparklara sokulmaz. Otellerin çevresi de hidrant dediğimiz itfaiyelere su veren yangın muslukları ile donatılır.

Bu kurallar tüm dünyada yönetmelikler ile uygulanır. Ruhsat almadan önce bu binalar itfaiye ekipleri tarafından denetlenir. En ufak hatada bile binaya açılma izni verilmez.
Bunca tedbirin maksadı toplu ölümlere engel olmaktır. 5 yıldızlı otellerde konaklama bedelleri o yüzden yüksektir. Bu para dekorasyona göre belirlenmez
Bu yüzden lüx bir otelin 76 kişiye mezar olması akıl alır gibi değil !

İstinat duvarı tasarımı.Risk ve tehlikeleri yarıdan aşağı indirmek.
24/12/2024

İstinat duvarı tasarımı.
Risk ve tehlikeleri yarıdan aşağı indirmek.

11/06/2024

Şantiye şefinin sorumluluğu ve yüklenici ile hukuki ilişkisi
Şantiye Şefi, “konusuna ve niteliğine göre yapım işlerini yapı müteahhidi adına yöneterek uygulayan, mühendis, mimar veya bunlara ilişkin teknik öğretmen veya tekniker diplomasına sahip teknik personel[1]” olarak tanımlanmıştır. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere birçok teknik elemanın ortak paydası, meslek hayatının bir döneminde şantiye şefliği sorumluluğunu taşımış olmasıdır.

Şantiye şeflerince, hemen her yapım işini yapı müteahhidi adına yönetmesi zorunluluğu olmakla birlikte, bu sorumluluğun karşılığını ekonomik anlamda her zaman alamadıkları görülmektedir. Her yapım işinin şantiye şefince yürütülmesi zorunluluğunun teknik gerekçesi yapı müteahhitlerince tam anlaşılamadığından, şantiye şefliği müessesesi masrafları arttıran bir kalem olarak görülmekten öteye geçememektedir. Bu masraf kapısının zorunlu olması da, yapı müteahhitlerinin giderleri en aza düşürmesi dürtüsüyle hareket etmesinden kaynaklı olarak düşük ücretlerle şantiye şefliği yapmayı kabul edebilecek mesleki kıdemi düşük genç teknik elemanlara yönelme sonucunu doğurmaktadır. Hal böyle olunca da, kamuya veya özel sektöre yapılan nitelikli yapılar dışında kalan nispeten düşük bütçeli şantiyelerde, mesleki kıdemleri düşük veya ekonomik anlamda güçsüz olan teknik elemanların şantiye şefi unvanını ve sorumluluğunu taşıdıkları görülmektedir.

Şantiye şefliği, mevcut mevzuat ve teknik uygulama açısından vazgeçilmezdir. Şantiye şefliğinin havalı bir ismi olduğu da tartışmasızdır. Bu kadar havalı bir unvanın ciddi sorumlulukları olmalıdır. Bu yazı ile de amaçlanan şantiye şefi meslektaşların taşıdıkları sorumluluğun sonuçları hakkında bilgi düzeyini arttırmaktır.

Sorumluluk, genel olarak ceza sorumluluğu ve hukuki sorumluluk olmak üzere başlıca iki alanda ortaya çıkmaktadır. Sorumluluğun temel kaynağı hukuki normlar olup; şantiye şeflerinin sorumluluğunun kaynaklarından ilk akla gelenlerini ise; Türk Ceza Kanunu, Türk Borçlar Kanunu, İmar Kanunu, Yapı Denetimi Hakkında Kanun, İş Kanunu, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği, Şantiye Şefleri Hakkında Yönetmelik, TMMOB Disiplin Yönetmeliği olarak saymak mümkündür.

Ceza sorumluluğu, kusurlu olanların yargılanıp cezalandırılmalarını, hukuksal sorumluluk ise, zarara uğrayanlara, kusurun ve zararın boyutlarına göre tazminat ödenmesini öngörmektedir. Cezai sorumluluk şahsi olup, ceza sorumluluğunun doğması için kusur şarttır. Bunun yanında hukuki sorumluluk açısından her zaman kusur şartı aranmadığı gibi kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar dahi miras bırakanın borçlarından sorumlu olabilmektedirler.

Hukuki ve cezai sorumluluğunun da bir sınırı vardır. Bu sınır Türk Ceza Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ile Yapı Denetim Hakkında Kanunda belirlenmiştir. Yapı Denetim Hakkında Kanunun 3. Maddesinde “Yapı denetim kuruluşları, denetçi mimar ve mühendisler, proje müellifleri, laboratuvar görevlileri ve yapı müteahhidi ile birlikte yapının ruhsat ve eklerine, fen, sanat ve sağlık kurallarına aykırı, eksik, hatalı ve kusurlu yapılmış olması nedeniyle ortaya çıkan yapı hasarından dolayı yapı sahibi ve ilgili idareye karşı, kusurları oranında sorumludurlar. Bu sorumluluğun süresi; yapı kullanma izninin alındığı tarihten itibaren, yapının taşıyıcı sisteminden dolayı on beş yıl, taşıyıcı olmayan diğer kısımlarda ise iki yıldır” denilmektedir.

Cezai sorumluluk açısından ise dava ve ceza zaman aşımı kavramları karşımıza çıkmaktadır. Kanunda öngörülen ceza süresine göre bu zaman aşımı süreleri değişmekle birlikte, örneğin (bir yapının yıkılması sonucunda) taksirle ölüme sebebiyet verme suçu için dava zaman aşımı 15 yıl, ceza zaman aşımı 20 yıl olarak belirlenmiştir. Diğer bir anlatımla bu suç için 15 yıl içinde dava açılması ve 20 yıl içinde de cezanın infaz edilmesi gerekir. Bunun yanında Türk Borçlar Kanunu’nun haksız eylemlerde zaman aşımına ilişkin 72.maddesine göre; tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve herhâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zaman aşımına uğrar.

Tüm bunlara karşın Yargıtay, 1999 depremi sonrasında, zaman aşımı süresinin binanın yıkılıp zararın gerçekleştiği tarihten itibaren başlayacağına karar vermiştir[2]. Bu durumda, emeklilik hayatı yaşayan bir teknik elemanın, meslek hayatının başlarında gerçekleştirdiği şantiye şefliği ile ilgili olarak hukuki sorumluluğu doğması ve tazminat ödemeye mahkum olması halinde bu tazminat ödeme borcundan mirasçıları dahi sorumlu olabilecektir.

Yapı müteahhidi ve onu temsilen görevlendirilen şantiye şefi, yapım işlerindeki kusurlardan dolayı müteselsilen sorumludur. (Müteselsil sorumluluk birden çok kişinin aynı zarardan, zararın tamamı yükümlülerden herhangi biri tarafından tazmin edilinceye kadar sorumlu olmasıdır.) Bu durumda alacaklı dilediği takdirde borcun tamamını müteselsil borçlulardan birinden isteyebilir. Borçlulardan birinin borcu ifa etmesi (borcun gereğini yerine getirmesi) halinde borç sona erer. Bu durumda borcu ifa edenin diğer borçlulara kusurları oranında rücu etme (borcun diğer müteselsil borçlulara düşen kısmını kusurları oranında onlardan tahsil etme) hakkı bulunmaktadır. Diğer bir ifadeyle, şantiye şefi zarar görenlere karşı müteahhitle birlikte sorumlu olacak, müteahhidin kusurundan kaynaklanan zararı da karşılamak zorunda kalacak, ancak ödemek zorunda kaldığı bedeli daha sonra müteahhide rücu edebilecektir. Ancak bu noktada yüklenicinin tüzel kişilik olmasının mümkün olduğunu ve tüzel kişiliğin sorumluluğunun sermayesi ile sınırlı olduğunu, şantiye şefliğinin ise gerçek kişi tarafından icra edilmek zorunda olduğunu ve gerçek kişilerin tüm mal varlığı ile sorumlu olduklarını da hatırlatmak gerekir.

Şantiye şefinin, yapı sahibine, idareye, zarar gören 3. kişiye karşı yapı müteahhidi ile birlikte müteselsil sorumluluğu olduğu görülmektedir. Ancak burada bahsedilen sorumluluğun tazminata ilişkin olduğunu, şantiye şefinin teknik anlamda sorumluluğu ise bizzat taşıdığını ve yapı müteahhidi adına yapım işinin ruhsata ve ruhsat eki etüt ve projelere uygun olarak gerçekleştirilebilmesi için gerekli olan inşaat ve iş organizasyonunu sağlamak, mevzuatın öngördüğü her türlü tedbiri almak, uygulamak ve uygulatmakla sorumlu olduğunu hatırlatmak isteriz.

Netice olarak şantiye şefliğinin ne derece önemli olduğu ve sorumluluğunun ne kadar yüksek olduğu sektördeki tüm paydaşların malumudur. Ancak bir o kadar da pervasızca icra edildiğinin de kabul edilmesi gerekir. Karşılaşılan yanlış uygulamalar ve sorumluluk bilincindeki yetersizlik nedeniyle, şantiye şefliği müessesesine etkin ve doğru bir şekilde işlerliğinin kazandırılması açısından görüş ve önerilerimizi aşağıda ilgililerin ve şantiye şeflerinin dikkatine sunuyoruz.

Yapı güvenliğinin sağlanması ve inşa aşamasında etkin bir denetimin sağlanması açısından şantiye şefliği görevinin belirli bir mesleki kıdeme ulaşmış mimar ve mühendisler tarafından yürütülmesi gerektiği kanaatindeyiz. Ancak gerek yönetmelikte sayılı diğer meslek gruplarının iş alanlarının daraltılmaması gerekse şantiye şefinin yapım işinin kapsamı büyüdükçe yardımcı elemanlara ihtiyaç duyduğu gerçeği göz önüne alınarak diğer teknik elemanlar ve mesleki kıdemi düşük mühendisler için şantiye şefi yardımcılığı müessesesi oluşturulması uygun olacaktır.
Şantiye şeflerinin sorumlulukları konusunda tam olarak bilinçlendirilmeleri gerekmektedir. Zira ihmali davranışının sebep olabileceği sonuçları tam ve doğru olarak önceden öngörebilen şantiye şefinin, görevinin yerine getirilmesi için gerekli çabayı azami ölçülerde sarf edebileceği düşünülmektedir.
Şantiye şefine bu denli ağır sorumluluk yüklenmesi karşısında, görevini yerine getirmesini sağlayacak etkin mekanizmalarla da donatılması gereklidir. Bu bakımdan, şantiye şeflerinin müteahhite karşı korunmasını sağlayacak yetkilere ve özel düzenlemelere de ihtiyaç duyulmaktadır. Aksi takdirde, şantiye şefliği müessesesi, müteahhitlerin sorumluluktan kurtulmak, yükümlülüklerini devretmek için başvurduğu bir yöntem olmaktan öteye gidemeyecektir.
[1] Şantiye şefinin, kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılan veya yaptırılan yapılar ile Şantiye Şefleri Hakkında Yönetmeliğin Md.7/7 de sayılı yapılar için mimar veya mühendis, Md.7/8 de sayılı yapılar için münhasıran inşaat mühendisi olması zorunludur.

[2] Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2001/8406 K. 2001/12825 T. 11.12.2001

Betonarme Hesap Statik RaporuBetonarme yapılar, ülkemizde modern inşaat sektöründe en tercih edilen yapı türüdür. Betona...
11/06/2024

Betonarme Hesap Statik Raporu

Betonarme yapılar, ülkemizde modern inşaat sektöründe en tercih edilen yapı türüdür. Betonarme yapıların mukavemeti, dayanıklılığı, estetik açısından tercih sebebidir. Bu yüzden, yapının yapım sürecinde planlama, tasarım, uygulama açısından oluşturduğu için hesaplamaların yapılması da önemlidir. Alanında uzman mühendisler tarafından tasarlanan binanın betonarme hesap sonuçlarını ve yapı analizlerini içeren şeklindeki rapora betonarme statik hesap rapor denilmektedir.

Statik hesap raporu için doğru tasarım, malzeme seçimi ve inşaat yöntemleriyle göz önünde bulunulması gerekir. Yani, Betonarme yapıların güvenliği, bu elemanların doğru bir şekilde tasarlanmasına ve inşa edilmesine bağlıdır. Bundan dolayı, bir yapının tasarımlarında problemlerin ve ihtiyaçlarının belirlenmesiyle, güvenilir hesaplamalarla statik raporları hazırlanmalıdır. İşte betonarme yapılar ve bu yapıların statik hesap rapor hakkında bir göz atmak gerekirse;

– Betonarme yapı tasarımları, TBDY2018, TS500 ve TS498’e göre uygun tasarım yapılmalıdır. Bu nedenle, kullanılan standartlar detaylarla raporda belirtilmelidir.

– Taşıyıcı sistemine etki eden Canlı , ölü , rüzgar, kar ve deprem yükleri gibi yapıya dış etken etkileyerek raporun içine hesap katılmalıdır. Yük kombinasyonlarıyla yapının en olumsuz senaryoyla yapıyı tasarlanmalıdır.

– Raporda yer alması gerekenler ise beton ve donatı çeliğinin malzeme özellikleri, mukavemet ve elastisite modülü gibi parametrelerin bulunmalıdır.

– Yapının genel geometrisi, taşıyıcı sistemi, betonarme elemanlarının kolon, kiriş, perde ve döşeme ve boyutları gibi fiziksel detaylar ve kesit analizleri de raporda yer alır.

– Statik raporlarında hesapların yapılması için zemin etüdü sonuçları, zeminin taşıma gücü ve temel tasarımı için incelenmelidir. Bundan dolayı, önemli parametreler göz önünde bulunduğunda temel tipleri ve boyutları belirlenmesini sağlar.

– Yük kombinasyonları, farklı yük türlerinin bir araya getirilmesi ile olası en yüksek etkiyi gösteren durumları değerlendirir.

– Kesme kuvveti ve eğilme moment analizleri, kolon, kiriş ve diğer elemanlardaki kuvvet ve momentleri değerlendirerek yorumlanmalıdır.

Statik Proje Nedir ?Bir yapıyı oluşturan iki temel projeden birisi mimari proje diğeri statik projedir. Mimari projede h...
11/06/2024

Statik Proje Nedir ?

Bir yapıyı oluşturan iki temel projeden birisi mimari proje diğeri statik projedir. Mimari projede hedef yapının kullanıcı istek ve ihtiyaçlarına göre planlanmasıdır. Statik projede hedef mimari projenin hayata geçirilmesidir.

Mimar, inşa edilecek yapının ihtiyaç talebini karşılayacak mekânları, birbirleri ile olan ilişkilerini, oranlarını ve dış görünüşlerini ayrıntılı bir şekilde projelendirir. Yapının farklı her katı için ayrı ayrı kat planlarını çizer. Kat planlarını döşeme üstünden keserek aşağı baktığı yönde ifade eder. Kat planında merdivenler, duvarlar, kapılar, pencereler, kaplama türleri ölçüleri ile birlikte detaylandırılır. Mimari projede taşıyıcı sisteme yönelik kolonlar, kirişler, döşemeler gösterilmez. (Taşıyıcı sistem aşağıda değineceğimiz şekilde inşaat mühendisleri tarafından statik proje ile projelendirilir.)

Mimari Proje; yapının arsa üzerindeki konumu gösteren vaziyet planını, kat planlarını, tüm cephe görünüşlerini, en az iki düşey kesitini ve çatı planını içerir. Bu projeler detaylı ölçü, kot ve malzeme bilgilerini gösteren paftalar şeklinde düzenlenir. Statik ve mimari projeler 1/100, 1/50, 1/25 gibi ölçeklerle hazırlanabilir.

Statik Proje; Mimari projeye uygun olarak, inşaat mühendisleri tarafından hazırlanan, ölçekleri yapının büyüklüğüne ve özelliğine göre belirlenen, betonarme, yığma, çelik ve benzeri yapıların türlerine göre taşıyıcı sistemlerini gösteren, bodrum kat dâhil tüm kat planları, çatı planları, bunların kesitleri, detayları ve hesaplarıdır. Bu hesaplarda zeminin fiziksel parametreleri, zemin-temel-yapı etkileşimi ve temel tasarımının belirlenmesinde, mühendislik hizmetleri içeren standartlara ve Bakanlıkça yayımlanan “Zemin ve Temel Etüdü Raporlarının Hazırlanmasına İlişkin Esaslara uyulur. İnşaat Mühendisleri, kat planlarını döşeme üstünden keserek yukarı baktığı yönde ifade eder.

Statik proje, İnşaat mühendisleri odasından yetki belgesi olan statik proje firmaları tarafından hazırlanır. Mimar koordinatörllüğünde mimari, statik, mekanik ve elektrik projelerinin hazırlanıp ilgili belediye onayından geçmesi bina ruhsatının alınabilmesi için gereklidir.

Statik projenin yapısı kullanılacak taşıyıcı sistem malzemesinin betonarme ya da çelik olmasına göre farklılık kazanır. Genel olarak, paftalarda temel, döşeme teçhizat planları, kolon aplikasyonu, temel ve döşeme kiriş açılımları ve bunlara ait tüm hesap dökümleri, demir boyları, çapları, adetleri ve bulundukları noktalar yer almaktadır. Demir çapları için mm olarak ifade edilirken proje ölçü birimi cm dir.

Proje, hazırlayan firmanın antetli paftaları üzerinde kapak sayfası bilgileri ile sunulur. Kapak sayfasında projesi hazırlanan yapıya ve sahibine ait bilgiler verilir.

Statik projenin hazırlanması kadar doğru okuması da ciddiyetle takip edilmesi gereken bir husustur.

25/03/2024
03/03/2024

Dilatasyon Nedir?
Dilatasyon, günlük dilde her zaman kullanılan bir terim değildir. Genel olarak inşaat sektörünün aşina olduğu bir terim olan dilatasyon, sosyal medyada da sıkça duyulur. Dilatasyon, dilimize Fransızca'dan geçen bir sözcüktür. Sözcüğün orijinali "dilatation"dır. Türkçedeki tam karşılığı ise genişleme ya da genleşme anlamına gelir. İnşaat ve mimarlık sektöründe yaygın olarak kullanılan terim, tıp dünyasının da aşina olduğu kavramlardan biridir.

Dilatasyon, inşaat projelerinde planlanan boşluklara verilen isimdir. Özellikle çok katlı ve geniş bir alana yayılan yapılar tasarlanırken genişleme ya da kısalmanın önüne geçmek için bu boşlukların planlanmasına ihtiyaç vardır. Planlanan boşluklar binanın harekete açık olduğu bölümleridir. Dilatasyon derzine açık şekilde imal edilen bu boşluklar sayesinde binanın hareketi engellenir.

Dilatasyonun son aşamasında, yapı ile uygun yapıdaki derz malzemeler kullanılmalıdır. Bu sayede binanın inşasında oluşan estetik bozukları gidermek amaçlanır. Dilatasyon esnasında kullanılan derz dolgular, elastik bantlar ve hareketli metal profiller, binanın dış görünümünün arzu edilen yapıya kavuşturulmasına destek olur.

Dilatasyonun Önemi Nedir?
Dilatasyon uygulamasında çeşitli derz yapıları kullanılır. Hangi derz malzemesinin kullanılacağına karar vermek için ne amaçla derz yapılacağının bilinmesi gerekir. Genel anlamda kullanılan dilatasyon derz malzemeleri şunlardır:

Genleşme ve oturma derzleri
Deprem derz malzemeleri
Hareket için kullanılan derzler
Titreşimi engellemek için kullanılan derzler
Dilatasyon, mimari projelerin yapımında kesinlikle atlanmaması gereken bir konudur. Sektörde göz ardı edilmesi durumunda binanın yapısında çeşitli dayanıklılık sorunları ortaya çıkar. Binalar, yapımında kullanılan malzemenin cinsine göre sıcaklıktan etkilenir. Sıcaklık arttığında doğal olarak genleşme meydana gelir. Tam tersi durumda, yani sıcaklık düştüğünde ise büzüşme gözlemlenir. Her iki durum da bina ve yapılarda istenmeyen durumlardır.

Dilatasyon Ne İşe Yarar?
Dilatasyon, genleşmeden kaynaklı olarak oluşacak zararın en aza indirilmesi için yapılan bir uygulamadır. Yapılan uygulama sonunda bina sağlam bir yapıya kavuştuğu gibi mimari açıdan da estetik bir görünüm elde edilir. Mimari bitiş teknikleri de göz önünde bulundurularak farklı yapılarda, belirli koşullarda dilatasyon uygulaması yapılır.

İnşaat sektöründeki betonarme binalarda dilatasyon derzi için kabul edilen azami uzunluk 30 metredir. Bu uzunluktan sonraki mesafelerde binalara dilatasyon derzi konulmalıdır. İnşaat sektöründeki birçok farklı yapıda dilatasyon zorunlu bir uygulamadır.

Temel ve döşeme alanlarında dilatasyon yaygın olarak yapılan bir uygulama olduğu gibi bloklarda yapılması da mecburidir. Bunun yanında çatı uygulamalarında da zorunlu dilatasyon uygulaması söz konusudur.

İnşaat sektöründe dilatasyon, ikinci plana atılacak ya da ihmal edilecek bir konu değildir. Yapının sağlam ve dayanıklı olması için söz konusu uygulamanın hassas şekilde yapılmasına ihtiyaç vardır. İnşa safhasında yapılan yapı denetim süreçlerinde de bu konunun takibi, yasal otorite tarafından yapılmaktadır.

Binanın yatay ve düşey hareketlerinde yapının hasar görmesini engellemek adına çeşitli tedbirlerin alınmasına ihtiyaç vardır. Dilatasyon da bu kapsamda alınacak tedbirlerin başında gelir. Yan yana inşa edilen yapıların arasındaki dilatasyon boşlukları derz ile doldurularak binanın ilerleyen süreçte oluşacak zararlardan etkilenmesinin önüne geçilir.

Dilatasyon Projesi Ne Demektir?
Bir yapının planlandığı şekilde yapılması için proje dâhilinde yapılması gerekir. Yapılan projede dilatasyon konusuna ayrıca önem verilmelidir. Projenin hazırlanmasında, özel hesaplama yöntemleri kullanılır. Özellikle çelik yapılarda, genleşme ve kısalma durumlarının doğru şekilde hesaplanarak projenin devam ettirilmesi esastır.
Yapı teknikleri ve mimari projelendirmeler usulüne uygun şekilde yapılarak dilatasyon işlemine başlanmalıdır. Yapılan projelendirme sonunda binanın genel estetiğinde ve dayanıklılığında sorun yaşanmasının da önüne geçilecektir.

27/02/2024
24/12/2023

Yapı müteahhitleri 1/1/2024 tarihinden önce inşaat demiri izleme sistemi (İDİS) ne geçmeleri zorunludur.Bu tarihten sonra yapı müteahhidi nakliye firması tarafından şantiye sahasına ya da deposuna teslim edilen tüm inşaat demiri bağlarını teslim alırken,herbir inşaat demiri bağı üzerindeki her bir inşaat demiri bağ etiketini İDİS mobil uygulaması üzerinden okutarak teslim almak ve sisteme girmek zorundadır .www.idis.gov.tr adresi üzerinden İDİS’ekaydolunması ve istenen belgelerin sisteme yüklenilmesi gerekir.Unutmayınız!!!!

Address

Bağdat Caddesi 520-526/19 Maltepe
Istanbul

Opening Hours

Monday 09:30 - 17:00
Tuesday 09:30 - 17:00
Wednesday 09:30 - 17:00
Thursday 09:30 - 17:00
Friday 09:30 - 17:00
Saturday 10:30 - 15:30

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when BEREN A. Ş. posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to BEREN A. Ş.:

Share